İstanbul terk mi ediliyor?
İstanbul’da dün yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından, bazı vatandaşların şehri terk etmeye başladığı yönünde haberler ve sosyal medya paylaşımları mevcut. Özellikle deprem korkusu yaşayan ve binalarının güvenliğinden endişe eden kişilerin, daha sakin ve deprem riski daha düşük gördükleri bölgelere gitme eğiliminde oldukları anlaşılıyor.
Bu durum, Şehircilik ve Kentsel Dönüşüm Derneği Genel Başkanı Hüseyin Kılınçarslan’ın da belirttiği gibi, İstanbul’un deprem riskinin ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Acilen yıkılması gereken 600 bin evin varlığı ve olası büyük bir depremde yüz binlerce binanın hasar göreceği öngörüsü, insanların bu endişesini haklı kılıyor.
Ancak şu an için bu geri göçün boyutu ve ne kadarının kalıcı olacağı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Geçmiş depremler sonrası yaşanan benzer panik durumlarında, bir süre sonra insanların büyük çoğunluğunun tekrar şehre döndüğü de görülmüştür.
Öte yandan, bazı uzmanlar ve yetkililer de bu tür bir panik havası yaratmanın doğru olmadığını, asıl yapılması gerekenin binaların güçlendirilmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmesi olduğunu vurguluyorlar. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın “İstanbul’u terk edin” diyen Prof. Dr. Celal Şengör’e tepkisi de bu yönde.
Sonuç olarak, İstanbul depremi sonrası bir hareketlilik yaşandığı doğru olsa da, bunun büyük bir “geri göç” olarak nitelendirilmesi için henüz erken. İlerleyen günlerde bu durumun nasıl bir seyir izleyeceği yakından takip edilecektir. Unutmamak gerekir ki, asıl çözüm depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve mevcut riskli yapıları dönüştürmektir.

